Yazan / Onaylayan : Can Atalay

Dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısı açısından kritik bir rol oynar.
 
Olası bir meme kanseri değerlendirmesi için gerekli olan süreç, kişinin veya uzman hekimin tarama mamografisinde kitle veya anormal kalsifikasyonlarla karşılaşması ya da kendi kendine muayene sırasında memede değişim gözlemlenmesi ile başlayabilir. Meme kanseri; meme muayenesi, mamografi, ultrason, MR ve biyopsi gibi çeşitli yöntemlerle teşhis edilebilir.
 
Genel Cerrahi bölümünden doktorumuz Prof. Dr. Can Atalay tarafından incelenip onaylanan bilgilendirici yazımızda, meme kanseri belirtileri ve tanı yöntemleri hakkında detaylı bilgi edinebilirsiniz.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Göğüslerinizin görünümüne ve yapısına aşina olmak, meme kanserinin habercisi olabilecek şişlik, ağrı veya boyuttaki değişiklikleri daha kısa sürede fark etmenizi sağlar. Meme kanseri belirtileri arasında en sık rastlanan fizyolojik değişimler aşağıdaki gibidir:
 
  • Herhangi bir sertlik hissedilmese bile, memenin tamamının veya bir kısmının şişmesi
  • Cilt çukurlaşması (portakal kabuğuna benzeyen görüntü)
  • Meme veya meme ucu ağrısı
  • Meme ucunun geri çekilmesi (içe doğru dönmesi)
  • Kırmızı, kuru, pullanan veya kalınlaşmış meme ucu veya göğüs derisi
  • Meme ucu akıntısı (anne sütü dışında)
  • Kolun altındaki veya köprücük kemiği yakınındaki şişmiş lenf düğümleri
 
Bu semptomların çoğuna iyi huylu (kanserli olmayan) meme rahatsızlıkları da neden olabilir . Yine de bu gibi durumlarla karşılaştığınızda bir doktora başvurmanız önemlidir. Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır.

Meme Kanseri Nasıl Anlaşılır?

Meme kanseri, genellikle meme muayenesi, mamografi, ultrason, MR ve biyopsi gibi çeşitli yöntemlerle teşhis edilir.
 
  • Mamografi: Tanısal ve tarama mamografisi olmak üzere ikiye ayrılır. Kişi, göğsünde yeni bir şişlik veya meme ucunda akıntı gibi durumlarla karşılaştığında uygulanan yöntemdir.
  • Ultrason: Ultrason, ses dalgalarının kullanıldığı bir yöntemdir. Kanser olabilen katı bir kitle ile kanser olmayan sıvı dolu bir kist arasındaki ayrım ultrason ile yapılır.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR): MR, ayrıntılı görüntülerini oluşturmak için röntgen ışınlarını değil, manyetik alanları kullanır. Olası kanserin net bir şekilde tespit edilmesine yardımcı olmak için taramadan önce damardan “kontrast madde” adı verilen özel bir boya enjeksiyonu yapılır. Diğer görüntüleme testlerinden farklı olarak MR’da, görüntüleri oluşturmak için radyasyon kullanmaz.
  • Biyopsi: Mikroskop altında incelenmek üzere az miktarda dokunun alınması işlemidir ve meme kanseri tanısını koymanın tek kesin yoludur. Diğer testlerde kanserin mevcut olup olmadığı tespit edilirken biyopside elde edilen kitlenin ne gibi risk unsurları taşıdığı ortaya konulur. Biyopsi sırasında doktorunuz, şüpheli bölgeden bir doku örneği almak için özel bir iğneli cihaz kullanır. Doku örneğini toplamak için kullanılan teknik ve iğne boyutlarına göre sınıflandırılan farklı biyopsi türleri vardır.


Meme Kanseri Taraması ve Muayenesi
 
Düzenli meme taraması ve muayenesi, meme kanserine genetik yatkınlığı olan kadınlar için çok daha önemlidir. Önerilen tarama sıklığı ve yöntemi; kişinin yaşı, risk faktörleri ve genel sağlık durumuna bağlıdır. Yüksek riskli bireyler için daha sık ve farklı tarama yöntemleri önerilebilir. Tüm kadınların, konunun uzmanı hekimler tarafından kendileri için en iyi tarama seçenekleri konusunda bilgilendirilmesi gerekir.
 
Meme kanseri taraması, meme kanserini önleyemez fakat erken teşhis açısından büyük önem arz eder. Hangi tarama testinin sizin için uygun olduğunu ve bunları ne zaman yaptırmanız gerektiğini meme konusunda uzman olan hekiminizden öğrenmek en sağlıklısıdır.
 
Meme Kanseri Tarama Önerileri
 
Her kadının 30-35 yaş aralığında düzenli meme muayenesine başlaması ve gerekli durumlarda meme ultrasonu ile tetkik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca,sağlık otoriteleri tarafından, 40-75 yaş arası kadınların yılda bir mamografi çektirmesi önerilmektedir. Kişisel veya ailesel olarak risk taşıyanlarda mamografi sıklığı hekim ile konuşularak belirlenmelidir. Ailesel kanser riski taşıyan kadınların taramaya ailede tanı alan en genç bireyin yaşından 10 yıl önce başlaması uygun olacaktır..
 
 
Erken Teşhisin Önemi
 
Erken teşhis, meme kanseri tedavisinde başarı şansını artırır. Erken evrede tespit edilen meme kanserleri genellikle daha küçüktür ve daha az yayılmıştır. Bu da tedavi seçeneklerini artırır ve iyileşme şansını yükseltir. Düzenli tarama ve risk faktörleri konusunda farkındalık, erken teşhis için kritik öneme sahiptir. Erken evrede meme kanseri teşhisi, meme kanserine bağlı ölüm oranlarını önemli oranda azaltır.
 
Meme kanseri, erken teşhis edildiğinde yüksek oranda tedavi edilebilir bir kanser türüdür. Belirtileri tanımak, düzenli tarama ve muayeneleri aksatmamak ve sağlıklı bir yaşam tarzı sürmek bu hastalığa karşı alınabilecek önlemler arasındadır.
 
Konu ile ilgili destek almak için hastanemizin Genel Cerrahi bölümüne başvurabilir, alanında uzman hekimlerimizden destek alabilir ve ileri teknolojiye sahip hizmetlerimizden faydalanabilirsiniz.