MEME KANSERİ TARAMASI HAKKINDA BİLMENİZ GEREKENLER
Meme kanserinde erken tanı, tedavi başarısını önemli ölçüde etkileyebilir. Düzenli meme kanseri taraması, herhangi bir belirti bulunmadığı dönemde hastalığın erken evrede tespit edilmesine yardımcı olur.
Meme kanseri taramasının ne zaman başlaması, hangi yöntemlerin kullanılması ve kontrollerin hangi sıklıkta gerçekleştirilmesi gerektiği kişinin yaşına ve meme kanseri açısından taşıdığı risklere göre değişebilir. Aile öyküsü, genetik riskler, geçmişte alınan bazı tedaviler ve biyopsi sonuçları tarama programının kişiye özel planlanmasını gerektirebilir.
Aşağıdaki öneriler uluslararası kabul görmüş kılavuzlar temel alınarak hazırlanmıştır. Her kadının risk durumu farklı olduğundan kişiye uygun meme kanseri tarama planının hekimle birlikte belirlenmesi önemlidir.
Meme Kanseri Taraması Neden Önemlidir?
Meme kanseri erken evrede tespit edildiğinde tedavi başarısı çok daha yüksek olabilir. Taramanın temel amacı, henüz herhangi bir belirti veya şikâyet ortaya çıkmadan meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesidir.
Tarama programı herkes için aynı değildir. Ortalama riske sahip kadınlarda yaşa göre belirlenen rutin tarama programları uygulanırken meme kanseri açısından daha yüksek risk taşıyan kişilerde daha erken yaşta veya daha sık değerlendirme gerekebilir.
Ortalama Riske Sahip Kadınlarda Meme Kanseri Taraması
Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunmayan ve bilinen bir genetik risk taşımayan kadınların büyük bölümü ortalama risk grubunda değerlendirilir.
Tarama yaklaşımı kişinin yaşına göre farklılık gösterebilir.
25–39 Yaş Arasında Meme Kanseri Taraması
25–39 yaş arasında öncelikle kişinin kendi memesini tanıması ve meme farkındalığı kazanması önemlidir. Memenin normal görünümünü ve nasıl hissedildiğini bilmek, zaman içerisinde ortaya çıkabilecek değişikliklerin fark edilmesini kolaylaştırabilir.
Bu yaş grubunda:
- Aylık kendi kendine meme farkındalığı önerilir.
- 2–3 yılda bir hekim tarafından meme muayenesi düşünülebilir.
40 Yaşından Sonra Meme Kanseri Taraması
40 yaşından itibaren düzenli meme kanseri taraması başlar.
Bu yaş grubunda:
- Yılda bir kez hekim tarafından meme muayenesi,
- Yılda bir kez mamografi yapılması önerilir.
Mamografi, henüz belirti oluşturmayan meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olan temel tarama yöntemlerinden biridir.
Kimler Meme Kanseri Açısından Daha Yakın Takip Edilmelidir?
Meme kanseri açısından bazı risk faktörlerinin bulunması standart tarama programından farklı bir takip planı oluşturulmasını gerektirebilir.
BRCA1 veya BRCA2 gen mutasyonu bulunması, geçmişte göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış olması, bazı biyopsi sonuçları ve güçlü aile öyküsü daha yakın takip gerektirebilecek durumlar arasındadır.
BRCA1 veya BRCA2 Gen Mutasyonu Bulunanlarda Tarama
BRCA1 ve BRCA2, kalıtsal olarak aktarılabilen ve meme ile yumurtalık kanseri riskini belirgin şekilde artırabilen genlerdir.
Genetik test sonucunda BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu saptanan kişilerde:
- 25 yaşından itibaren yılda bir meme MR’ı,
- 30 yaşından itibaren meme MR’ına ek olarak yılda bir mamografi,
- 6–12 ayda bir hekim muayenesi önerilir.
Risk azaltıcı seçenekler de kişinin bireysel durumu doğrultusunda hekimle birlikte değerlendirilebilir.
Geçmişte Göğüs Bölgesine Radyoterapi Uygulananlarda Meme Taraması
10–30 yaşları arasında, örneğin Hodgkin lenfoma gibi bir hastalık nedeniyle göğüs bölgesine radyoterapi uygulanmış kişilerde daha yakın meme kanseri takibi gerekebilir.
Bu kişilerde radyoterapiden 8 yıl sonrasından itibaren:
- 6–12 ayda bir hekim muayenesi,
- Yıllık mamografi,
- Yıllık meme MR’ı önerilir.
35 yaş üzerinde risk azaltıcı seçenekler değerlendirilebilir.
LCIS, ADH veya ALH Tanısı Bulunanlarda Meme Kanseri Taraması
Meme biyopsisi sonucunda
LCIS (Lobüler Karsinoma in Situ), ADH (Atipik Duktal Hiperplazi) veya ALH (Atipik Lobüler Hiperplazi) saptanabilir.
Bunlar kanser olmayan ancak ilerleyen dönemlerde meme kanseri gelişme riskini artıran hücresel değişikliklerdir.
Biyopside bu tanılardan biri saptandığında:
- 6–12 ayda bir hekim muayenesi,
- Yıllık mamografi,
- Bazı durumlarda yıllık meme MR’ı önerilebilir.
Risk azaltıcı tedavi seçenekleri de hekimle birlikte değerlendirilebilir.
Ailesinde Meme Kanseri Olanlarda Tarama Nasıl Yapılır?
Ailede meme kanseri öyküsü bulunması kişinin risk değerlendirmesinin daha ayrıntılı yapılmasını gerektirebilir.
Hekimler aile öyküsünü özel hesaplama araçlarıyla değerlendirerek kişinin
yaşam boyu meme kanseri riskini
veya
5 yıllık riskini hesaplayabilir.
Hesaplanan risk belirli bir eşiği aştığında, örneğin yaşam boyu meme kanseri riskinin %20’nin üzerinde olması durumunda:
- Genetik danışmanlık önerilebilir.
- Ailedeki en genç meme kanseri tanı yaşından 10 yıl önce başlanarak yıllık mamografi ve meme MR’ı planlanabilir.
- 6–12 ayda bir hekim muayenesi önerilebilir.
Tarama programının başlangıç zamanı ve kullanılacak görüntüleme yöntemleri kişinin aile öyküsü ve hesaplanan risk düzeyine göre belirlenir.
Meme Kanseri Riskini Artıran Diğer Genetik Mutasyonlar
Meme kanseri açısından kalıtsal risk yalnızca BRCA1 ve BRCA2 genleriyle sınırlı değildir. Meme kanseri riskinde artışla ilişkili olduğu bilinen farklı genler de bulunmaktadır.
Bunlar arasında:
ATM, BARD1, CDH1, CHEK2, NF1, PALB2, PTEN, RAD51C, RAD51D, STK11 ve TP53 genleri yer alır.
Genetik test sonucunda bu genlerden birinde mutasyon saptanması durumunda tarama programı kişiye özel olarak oluşturulur.
Bu genlerin çoğunda tarama 30–40 yaş civarında
tomosentez (3 boyutlu mamografi) ile başlar ve bazı genetik mutasyonlarda tarama programına meme MR’ı da eklenebilir.
Bazı genetik risklerde ameliyatla risk azaltma seçeneği de değerlendirilebilir. Uygulanacak tarama ve risk azaltma planının hekim veya genetik danışman tarafından kişinin bireysel risk durumuna göre belirlenmesi gerekir.
Meme Kanseri Taramasında Kullanılan Yöntemler
Meme kanseri taramasında kişinin yaşına ve risk düzeyine göre farklı görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir. Mamografi temel tarama yöntemlerinden biri olmakla birlikte yüksek risk grubundaki kişilerde meme MR’ı gibi ek yöntemler kullanılabilir.
Mamografi Nedir?
Mamografi, meme dokusunun röntgen ışınları kullanılarak görüntülenmesini sağlayan bir yöntemdir ve meme kanseri taramasının temel yöntemlerinden biridir.
Tomosentez Nedir?
Tomosentez, memenin ince kesitler halinde üç boyutlu olarak görüntülendiği gelişmiş bir mamografi yöntemidir.
Kanserin daha iyi tespit edilmesine ve gereksiz geri çağırmaların azaltılmasına yardımcı olabilir.
Meme MR’ı Nedir?
Meme MR’ı veya meme manyetik rezonans görüntüleme (MRG), manyetik alan kullanılarak meme dokusunun ayrıntılı biçimde değerlendirilmesini sağlayan bir görüntüleme yöntemidir.
Genellikle meme kanseri açısından yüksek risk taşıyan kişilerde kullanılır.
Yoğun Meme Dokusu Nedir?
Bazı kadınlarda meme dokusu mamografide daha yoğun görünebilir. Yoğun meme dokusu, meme kanseri riskinde bir miktar artışla ilişkili olabileceği gibi mamografide bir kitlenin fark edilmesini de zorlaştırabilir.
Yoğun meme dokusuna sahip kadınlarda kişinin risk durumuna göre ek ultrason veya meme MR’ı önerilebilir.
Meme Kanseri Taramasında Sık Karşılaşılan Terimler
BRCA1 ve BRCA2 Nedir?
BRCA1 ve BRCA2, kalıtsal olarak aktarılabilen ve meme ile yumurtalık kanseri riskini önemli ölçüde artırabilen genlerdir. Bu genlerde mutasyon saptanması halinde standart tarama programından farklı bir takip planı gerekebilir.
LCIS, ADH ve ALH Nedir?
LCIS, ADH ve ALH meme biyopsisinde saptanabilen hücresel değişikliklerdir. Kanser olmamakla birlikte ilerleyen dönemlerde meme kanseri gelişme riskinde artışla ilişkilidir.
Risk Azaltıcı Tedavi veya Ameliyat Nedir?
Meme kanseri açısından yüksek risk taşıyan kişilerde kanser gelişmeden önce riski azaltmaya yönelik ilaç tedavileri veya bazı durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.
Bu seçeneklerin uygunluğu kişinin taşıdığı riskin türüne ve düzeyine göre hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Meme Kanseri Tarama Programı Kişiye Göre Değişir mi?
Evet. Meme kanseri taramasının hangi yaşta başlayacağı, ne sıklıkta gerçekleştirileceği ve mamografiye ek olarak meme MR’ı gibi yöntemlere ihtiyaç duyulup duyulmayacağı kişinin risk durumuna göre değişebilir.
Yaşın yanı sıra ailede meme kanseri öyküsü, genetik test sonuçları, geçmişte göğüs bölgesine radyoterapi uygulanması ve meme biyopsisinde saptanan bazı hücresel değişiklikler tarama planının oluşturulmasında dikkate alınır.
Bu nedenle meme kanseri taramasında standart önerilerin yanı sıra
kişisel risk değerlendirmesi
yapılması ve takip programının bu değerlendirmeye göre oluşturulması önemlidir.