UYKU BOZUKLUKLARI

Uykuya dalmakta güçlük, gece boyunca uykunun sık sık bölünmesi, gece terlemesi (özellikle ense ve göğüs bölgesinde), uykuda solunum veya hareket sorunları, sabahları yorgun ve zor uyanma  ve gün içinde kontrol edilmesi güç uykululuk farklı uyku bozukluklarının belirtisi olabilir. Uyku Bozuklukları Bölümü’nde gece ve gündüz ortaya çıkan bu yakınmalar birlikte değerlendirilerek sorunun nedeninin belirlenmesi ve hastalığa uygun tedavinin planlanması amaçlanır. Uyku sorunları yalnızca gece dinlenmesini değil, fiziksel ve ruhsal sağlığı, günlük yaşamı ve kişinin dikkat düzeyini de etkileyebilir.

Uyku Bozuklukları Nelerdir?

Uyku bozuklukları tek bir hastalığı tanımlamaz. Uykuya dalma ve uykuyu sürdürme sorunlarından uyku sırasında solunumun etkilenmesine, istemsiz hareketlerden uyku-uyanıklık ritmindeki bozukluklara kadar farklı hastalık gruplarını kapsar.

Belirtilerin birbirine benzeyebilmesi nedeniyle kişinin yalnızca horlama, yorgunluk veya uykusuzluk gibi tek bir yakınmadan yola çıkarak kendi kendine tanı koyması doğru değildir. Sorunun niteliğinin anlaşılması için uyku alışkanlıklarının, gece belirtilerinin ve gündüz yaşanan etkilerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu amaçla uyku laboratuarında yatarak bir gecelik uyku testi uygulanır.
 

Uykusuzluk (İnsomnia)

İnsomnia; uyumak için uygun koşullar bulunmasına rağmen uykuya dalmakta, uykuyu sürdürmekte veya istenenden daha erken uyanmanın ardından yeniden uyumakta güçlük yaşanmasıyla kendini gösterebilir. Ertesi gün içinde günlük aktiviteyi etkileyecek derecede yorgunluk ve uyku ihtiyacının olması.

Zaman zaman yaşanan uykusuzluk her zaman bir uyku bozukluğu bulunduğu anlamına gelmez. Yakınmaların ne kadar süredir devam ettiği, ne sıklıkta ortaya çıktığı ve ertesi gün kişinin enerjisini, dikkatini, ruh halini veya günlük işlevlerini nasıl etkilediği değerlendirmede önem taşır.
 

Obstrüktif Uyku Apnesi ve Horlama

Obstrüktif uyku apnesinde uyku sırasında üst solunum yolunun tekrarlayan biçimde daralması veya kapanması sonucunda solunum kesintileri meydana gelebilir. Bu durum uykunun yapısını bozabilir ve kandaki oksijen düzeyinde azalmalara yol açabilir.

Şiddetli horlama, uyku sırasında nefesin durduğunun fark edilmesi, boğulur gibi seslerle uyanma, gece özellikle ense ve göğüs bölgesinde terleme, sık tuvalet ihtiyacı için uyanma, sabah yorgun kalkma ve gündüz aşırı uykululuk uyku apnesinde görülebilecek belirtiler arasındadır.

Ancak horlama tek başına uyku apnesi tanısı anlamına gelmez. Uyku apnesi olmadan da horlama görülebilir. Benzer şekilde kişinin horlamadığını düşünmesi de bir uyku bozukluğunu tek başına dışlamaz. Tanı, klinik değerlendirme ve gerekli durumlarda uyku incelemeleriyle konur.
 

Huzursuz Bacak ve Uykuda Periyodik Bacak Hareket Bozuklukları

Huzursuz bacak sendromunda yatağa geçildiğinde, hatta bazı durumlarda yatağa geçmeden kısa süre önce bile bacaklarda tarif edilmesi güç bir rahatsızlık hissi ve bacakları hareket ettirme ihtiyacı ortaya çıkabilir. Yakınmalar (genellikle akşam veya gece saatlerinde belirginleşebilir ve) uykuya dalmayı güçleştirebilir.
Uyku sırasında tekrarlayan istemsiz bacak hareketleri de kişinin farkında olmadan hem kendisinin hem de yatak partnerinin uykusunun bölünmesine neden olabilir.

Huzursuz bacak yakınmalarının farklı sağlık durumlarıyla ilişkili ikincil olarak gelişebilmesi (olabilmesi) nedeniyle değerlendirme yalnızca uyku belirtileriyle sınırlı tutulmayabilir uyku laboratuarında uyku testi yapılması gerekebilir.


Parasomniler ve Uyku Davranışları

Parasomniler, uyku sırasında veya uyku ile uyanıklık arasındaki geçişlerde ortaya çıkabilen olağandışı hareket, davranış veya deneyimleri kapsar. Uykuda konuşma, bağırma, yürüme, koşma veya farklı davranışlar bu grupta değerlendirilebilir.

Bazı parasomniler yaşamın belirli dönemlerinde görülebilir ve ciddi bir sağlık sorununa işaret etmeyebilir. Bununla birlikte sık tekrarlayan, yaralanma riski oluşturan veya erişkin dönemde yeni başlayan davranışların değerlendirilmesi gerekebilir.


Sirkadiyen Ritim Bozuklukları

Vücudun uyku ve uyanıklık zamanlamasını düzenleyen biyolojik sistem ile kişinin günlük mesleki ve sosyal yaşam programı arasında uyumsuzluk oluşması sirkadiyen ritim bozukluklarına yol açabilir.

Kişinin istediği saatte uyuyamaması veya uyanamaması, uyku zamanının sürekli olarak çok erken ya da çok geç saatlere kayması gibi sorunlar görülebilir. Vardiyalı çalışma veya zaman dilimleri arasında sık seyahat (Jet-Lag) gibi etkenler de uyku-uyanıklık düzenini etkileyebilir.

Hangi Belirtilerde Uyku Uzmanına Başvurulmalıdır?

Uyku sorunlarının değerlendirilmesinde yalnızca gece yaşananlar değil, ertesi gün ortaya çıkan etkiler de önemlidir. Gece yeterli süre uyuduğunu düşünmesine rağmen dinlenmemiş uyanan veya gün içinde belirgin uykululuk yaşayan kişilerde altta yatan bir uyku bozukluğu bulunabilir.

Özellikle yakınmalar uzun süredir devam ediyor, günlük yaşamı etkiliyor veya kişinin kendisi ya da çevresindekiler için güvenlik riski oluşturuyorsa uyku uzmanına başvurulması uygun olabilir.


Uykuya Dalamama veya Sık Uyanma

Uykuya dalmanın sürekli olarak uzun sürmesi, gece boyunca tekrar tekrar uyanma veya sabah planlanandan çok daha erken uyanıp yeniden uyuyamama uykusuzlukla ilişkili olabilir.

Değerlendirmede kişinin yatma ve kalkma saatleri, yakınmaların ne kadar süredir devam ettiği, gündüz uykuları, kullanılan ilaçlar ve uyku düzenini etkileyebilecek günlük alışkanlıklar ele alınabilir.


Şiddetli Horlama ve Uykuda Nefes Durması

Horlama çok sık görülebilen bir yakınmadır ve tek başına uyku apnesi bulunduğunu göstermez. Bununla birlikte horlamaya uyku sırasında fark edilen nefes durmaları, boğulur gibi uyanma, ense göğüs bölgesinde terleme, tuvalet ihtiyacı, reflü, ağız kuruluğu veya belirgin gündüz uykululuğu eşlik ediyorsa uyku apnesi açısından değerlendirme gerekebilir.

Kişi gece yaşanan solunum değişikliklerinin genelde farkında olmayabileceğinden eş veya yakınların gözlemleri de uyku öyküsüne katkı sağlayabilir.


Gündüz Aşırı Uykululuk ve Dikkat Sorunları

Gün içinde uyku ihtiyacının kontrol edilmesinde güçlük, toplantı veya konuşma sırasında uyuklama, konsantrasyon sorunları ve günlük aktivitelerde dikkat azalması gece uykusunun yeterince dinlendirici olmadığını düşündürebilir.

Özellikle araç kullanırken veya dikkat gerektiren bir iş sırasında uyuklama ciddi bir güvenlik riskidir. Kontrol edilemeyen uykululuk yaşayan kişilerin araç kullanmaması ve durum değerlendirilene kadar risk oluşturabilecek aktivitelerden kaçınması önemlidir. 


Uykuda Anormal Hareket veya Davranışlar

Uyku sırasında tekrarlayan tekmeleme, ani hareketler, yataktan kalkma veya kişinin kendisine ya da yanında uyuyan kişiye zarar verme riski oluşturabilecek davranışlar değerlendirme gerektirebilir.

Bu davranışların ne zaman başladığı, ne sıklıkta gerçekleştiği ve kişinin davranışları uyandığında hatırlayıp hatırlamadığı tanı sürecinde önemli olabilir.

Uyku Bozukluklarında Tanı Süreci

Uyku bozukluklarının tanısı yalnızca kişinin “iyi uyuyup uyumadığı” sorusuna dayanmaz. Yatış uyanış saatleri, uyandıktan sonra yataktan çıkış süresi, toplam uyku süresi (Uyku saatleri), gece belirtileri, gündüz uykululuğu, kullanılan ilaçlar, mesleği ve çalışma düzeni ve kişinin genel sağlık durumu ayrıntılı biçimde değerlendirilir.

Her uyku yakınmasında uyku laboratuvarında inceleme yapılması gerekmez. Hangi testin gerekli olduğu ve incelemenin evde mi yoksa laboratuvar ortamında mı gerçekleştirilmesinin uygun olacağı şüphelenilen uyku bozukluğuna göre hekim tarafından belirlenir.


Uyku Öyküsü, Anketler ve Uyku Günlüğü

Uyku öyküsünde kişinin genellikle hangi saatte yatağa girdiği, uykuya dalmasının ne kadar sürdüğü, gece kaç kez uyandığı, sabah hangi saatte kalktığı ve gündüz uyuyup uyumadığı gibi bilgiler ele alınabilir.

Uyku düzenini daha nesnel biçimde görebilmek amacıyla belirli bir süre uyku günlüğü tutulması istenebilir. Uyku günlüğü tek başına tanı koyan bir yöntem değildir; kişinin günlük uyku düzeninin anlaşılmasına yardımcı olan araçlardan biridir.

Uyku ve gündüz uykululuğuyla ilişkili standart anketlerden de değerlendirmeyi desteklemek amacıyla yararlanılabilir.


Polisomnografi (Uyku Testi)

Polisomnografi, uyku sırasında bir çok farklı fizyolojik parametrelerin kaydedildiği bir uyku incelemesidir. Hastane uyku laboratuarında yapılan testte standart olarak (Şüphelenilen hastalığa göre) beyinin uyku esnasındaki aktivitesi, göz hareketleri, çene ve bacak kas aktivitesi, göğüs ve batın solunum hareketleri, kandaki oksijen düzeyi, ses kayıdı, (ve) kalp ritmi yatış pozisyonu gibi farklı veriler takip edilebilir.

Uyku testi özellikle uyku sırasında ortaya çıkan solunum ve hareket bozukluklarının değerlendirilmesinde kullanılabilir. Ancak her uyku sorunu polisomnografi testini gerektirmez.


Gerekli Durumlarda Solunum ve Nörolojik Değerlendirme

Uyku bozuklukları farklı tıbbi branş durumlarıyla ilişkili olabilir. Uyku sırasında solunum problemi düşünülen kişilerde solunum sistemi ve üst hava yollarıyla ilişkili değerlendirmelere ihtiyaç duyulabilir.

Uykuda hareket veya davranış değişiklikleri gibi bazı belirtilerde ise nörolojik değerlendirme gerekebilir. Hangi uzmanlık alanlarının sürece dahil olacağı kişinin belirtileri ve elde edilen bulgular doğrultusunda belirlenir.

Uyku Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?

Uyku bozukluklarında tek bir tedavi yöntemi bulunmaz. Uykusuzluk, uyku apnesi, hareket bozuklukları ve sirkadiyen ritim sorunlarının ortaya çıkış mekanizmaları birbirinden farklı olduğundan tedavileri de farklılaşır.

Bu nedenle “daha erken yatmak” veya uyku hijyeni önerilerine uymak bütün uyku hastalıklarını tedavi eden bir yaklaşım değildir. Tedavi, tanı konulan uyku bozukluğuna ve kişinin klinik özelliklerine göre planlanır.


Uyku Hijyeni ve Davranışsal Tedaviler

Uyku hijyeni; kaliteli bir uykuya dalmayı ve bunu sürdürebilmeyi kolaylaştıran davranış ve ortam düzenlemelerini kapsar. Bu amaçla uyku ve uyanma saatlerinin düzenlenmesi, yatak odasının uykuya uygun hale getirilmesi ve uyku öncesi alışkanlıkların gözden geçirilmesi gibi uygulamaları (kapsar) içerir.

Özellikle uykusuzlukta davranışsal ve bilişsel yaklaşımlar tedavinin bir parçası olabilir. Uykusuzluğun nedenine ve süresine göre yalnızca genel uyku önerilerinin yeterli olmadığı durumlar bulunabilir.


PAP Tedavisi ve Solunum Destekleri

Obstrüktif uyku apnesi tanısı bulunan bazı kişilerde pozitif hava yolu basıncı sağlayan PAP (PAP = “positive air pressure” ; basınçlı hava akımı üreten) cihazlarından yararlanılabilir. Bu cihazlar uyku sırasında üst solunum yolunun açık tutulmasını desteklemeyi amaçlar.

Tedavinin gerekli olup olmadığı ve hangi cihaz veya ayarların uygun olduğu uyku apnesinin özellikleri ve kişinin klinik durumu doğrultusunda belirlenir. Horlayan herkesin PAP tedavisine ihtiyaç duyduğu düşünülmemelidir.


İlaç Tedavileri

Bazı uyku bozukluklarında hastalığın özelliklerine göre ilaç tedavileri değerlendirilebilir. Ancak uyku sorunlarının birbirinden farklı nedenleri bulunduğu için bir kişiye uygun olan ilacın başka bir kişi için uygun olduğu söylenemez.

Özellikle uyku ilaçlarının kontrolsüz veya uzun süreli kullanımı yerine, uykusuzluğun nedeninin değerlendirilmesi ve ilaç gereksiniminin hekim tarafından belirlenmesi önemlidir.


Gerekli Durumlarda Ağız İçi Araçlar veya Cerrahi Değerlendirme

Uyku sırasında solunum bozukluğu bulunan bazı hastalarda ağız içi araçlar ile tedavi seçenekleri arasında değerlendirilebilir. Bu uygulamaların uygunluğu kişinin ağız, çene ve solunum yolu özelliklerine göre belirlenir.

Üst hava yollarında anatomik bir sorunun önemli rol oynadığı düşünülen bazı hastalarda ise ilgili uzmanlık alanları tarafından cerrahi seçeneklerin değerlendirilmesi gerekebilir.

Tedavi seçimi yalnızca tek bir test sonucuna değil; uyku bozukluğunun özelliklerine, hastanın genel sağlık durumuna ve anatomik değerlendirmeye dayanır.

Sağlıklı Uyku İçin Günlük Yaşam Önerileri

Günlük alışkanlıklar uyku kalitesini etkileyebilir. Düzenli uyku saatleri, fiziksel aktivite ve uyku ortamının düzenlenmesi sağlıklı uyku alışkanlıklarını destekleyebilir.

Bununla birlikte yaşam tarzı önerileri tanısı konmuş bir uyku bozukluğunun kişiye özel tedavisinin yerine geçmez. Örneğin uyku apnesi bulunan bir kişinin yalnızca uyku saatlerini düzenlemesi hastalığa yönelik gerekli tedavinin alternatifi olarak görülmemelidir.


Uyku Düzeni ve Yatak Odası Koşulları

Mümkün olduğunca makul ve düzenli saatlerde yatmak ve uyanmak vücudun uyku-uyanıklık ritminin korunmasına yardımcı olabilir. Hafta içi ve hafta sonu uyku saatlerinin sürekli olarak büyük ölçüde değişmesi bazı kişilerde uyku düzenini zorlaştırabilir.

Yatak odasının karanlık, sessiz ve kişinin rahat edebileceği koşullarda olması uykuya geçişi destekleyebilir. Düzenli fiziksel aktivite de genel uyku sağlığı açısından yararlı olabilir; ancak egzersizin zamanı ve yoğunluğu kişisel özelliklere göre düzenlenebilir.


Kafein, Alkol ve Ekran Kullanımı

Kafeinin uyarıcı etkisi uykuya dalmayı veya uyku kalitesini etkileyebilir. Kafeine duyarlılık ve etkinin ne kadar sürdüğü kişiden kişiye değiştiğinden tüketim zamanı ve miktarının uyku üzerindeki etkisi gözlemlenebilir.

Alkol başlangıçta uykuya geçişi kolaylaştırıyor gibi hissedilse de gece uykusunun yapısını ve sürekliliğini olumsuz etkileyebilir. Özellikle uyku sırasında solunum sorunu bulunan kişilerde alkol tüketiminin etkileri ayrıca önem taşıyabilir.

Telefon, tablet ve bilgisayar gibi ekranların özellikle yatmaya yakın ve yatakta yoğun kullanımı da uykuya (hazırlanma) geçiş sürecini ve sonra da uykunun iç yapısını etkileyebilir. Uyku öncesinde daha sakin bir rutin oluşturmak yararlı olabilir.


Gündüz Uykululuğunda Güvenlik Önlemleri

Belirgin gündüz uykululuğu yalnızca yaşam kalitesiyle ilgili bir sorun değildir. Araç kullanmak, makine kullanmak veya sürekli dikkat gerektiren işlerde çalışmak sırasında uyuklama ciddi kazalara yol açabilir.

Kişi direksiyon başında gözlerini açık tutmakta zorlanıyor, yolculuğun bir bölümünü hatırlamıyor veya tekrarlayan biçimde uyukluyorsa araç kullanmaya devam etmemelidir.

Gündüz uykululuğunun nedeninin belirlenmesi ve gerekli tedavinin planlanması için tıbbi değerlendirme alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular (SSS)


Horlama her zaman uyku apnesi midir?

Hayır. Horlama uyku apnesinde görülebilen önemli belirtilerden biridir ancak horlayan herkesin uyku apnesi olduğu söylenemez. Uyku sırasında nefes durması, gündüz aşırı uykululuk gibi ek belirtiler ve gerekli incelemeler birlikte değerlendirilir.


Uyku testi nasıl yapılır?

Uyku testinde uyku sırasında göğüs ve batın solunum hareketleri, kandaki oksijen düzeyi, kalp ritmi, bacak hareketleri veya gerekli diğer fizyolojik veriler kaydedilebilir. Hangi parametrelerin izleneceği ve testin evde mi yoksa uyku laboratuvarında mı yapılmasının uygun olduğu araştırılan uyku bozukluğuna göre uyku hekimi tarafından belirlenir.


Uyku apnesi tedavi edilmezse ne olur?

Tedavi edilmeyen uyku apnesi uyku kalitesini bozabilir ve belirgin gündüz uykululuğuna yol açabilir. Ayrıca farklı fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğinden hastalığın şiddeti ve kişinin diğer risk faktörleri hekim tarafından birlikte değerlendirilmelidir.


Uykusuzluk için hangi bölüme gidilir?

Uzun süren, tekrarlayan veya gündüz işlevlerini etkileyen uykusuzluk yakınmaları Uyku Bozuklukları Bölümü’nde değerlendirilebilir. Uykusuzluğun farklı tıbbi veya psikolojik durumlarla ilişkili olduğu düşünülürse gerekli uzmanlık alanları değerlendirme sürecine dahil edilebilir.


Günde kaç saat uyumak gerekir?

Uyku ihtiyacı yaşa ve kişisel özelliklere göre değişir; herkes için geçerli tek bir uyku süresi bulunmaz. Yalnızca toplam uyku süresi değil, uykunun sürekliliği ve kişinin sabah dinlenmiş uyanıp gün boyunca uyanıklığını sürdürebilmesi de önemlidir.
C BLOK C BLOK
Zemin .Kat Zemin Kat
08:00 - 17:00 08:00 - 17:00
Pazartesi - Cuma Pazartesi - Cuma

İlgili Yazılar

SIK SORULAN SORULAR

Sağlıklı bir uyku için gereken tüm durumlar, bölümümüzün uzmanlık alanında değerlendiriliyor. Kulak-Burun-Boğaz, göğüs hastalıkları, nöroloji, psikiyatri, kardiyoloji ve iç hastalıkları bölümleriyle birlikte hastalarımıza kapsamlı tanı ve tedavi olanağı sağlıyoruz.

  • Horlama,
  • Uyku apnesi (uykuda nefes durması),
  • Insomnia (uykuya dalma veya sürdürmede güçlük),
  • Parasomniler (uyurgezerlik, diş gıcırdatma, gece terörü),
  • Vardiyalı çalışanlarda görülen uyku bozuklukları,
  • Sirkadiyen uyku ritm bozuklukları (uyku saatlerinin geceden gündüz saatlerine kaymasıyla ortaya çıkan uyku bozuklukları),
  • Kol ve bacaklarda uykuda ortaya çıkan istemsiz hareketlerle seyreden hastalıklara bağlı şikayetler, bölümümüze başvuru nedeni oluyor.