Amerikan Hastanesi Radyoloji Bölümü, hizmet verdiği alanda yüz yılını tamamlayarak, ikinci yüz yılına girerken baştan aşağı yenilendi. Ekibimiz, bölümümüzü 1920 yılında kuran ekibin ilk günkü heyecanıyla hizmet sunmaya devam ediyor. Tarihçemizde 1930 yılında tek bir radyolog ile hizmete başlayan departmanımızın günümüzdeki en değerli kaynağı kuşkusuz insan kaynağımız. Bugün 100. Yılımızı tamamlarken uyum içinde çalışan deneyimli 62 personelimizle hizmet veriyoruz. Amerikan Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde tamamı tam zamanlı olarak görev yapan 17 radyoloji uzmanımız görev yapıyor.

Sağlık alanında teknoloji ile en yakın ilişkide olan uzmanlık alanı olarak gelişmeleri yakından takip etmek, birinci önceliğimiz olarak daima yerini koruyor. Radyoloji bölümümüz modern tıbbın her türlü ihtiyacına en üst düzeyde cevap verebilecek bir alet parkı ve sistem alt yapısını, deneyimli ve yetkin insan gücüyle buluşturuyor. 
 

  • 2 adet 3 Tesla (T) ve bir adet 1.5 T olmak üzere toplam üç adet manyetik rezonans görüntüleme (MRG) sistemi
  • 2 adet multidedektör Bilgisayarlı tomografi (BT) sistemi
  • 10 adet Ultrasonografi sistemi
  • Birisi bi-plane diğeri robotik kollu olmak üzere 3 adet anjiyografi sistemi
  • 4 adet sabit iki adet hareketli olmak üzere Beş adet dijital röntgen sisyemi
  • Tomosentez özelliğine sahip dijital mamografi sistemi ve prone masa stereotaksik biyopsi sistemi.
  • Ameliyathanede kullanılan dört adet C-arm bir adet O arm floroskopi cihazı.
 
 

  Manyetik Rezonans (MR) Görüntüleme

 
goruntuleme-sistemleri-1


MR Manyetik rezonans görüntüleme tıbbi görüntülemenin belki de en çok uzmanlık gerektiren alanlarından biridir. Bu yöntem ile yüksek detayda morfolojik ve fonksiyonel görüntülemenin yanında incelenen dokunun makro ve mikromoleküler düzeyde bileşenleri hakkında bilgi sağlamasına da olanak verir.

İnsanlar üzerinde bilinen zararlı bir etkisi bulunmayan bu yöntemde; yüksek manyetik alan içerisine yerleştirilen insan vücudundaki protonlar düşük enerjili radyo dalgaları ile uyarılarak incelemeler gerçekleştirilir.
İnceleme esnasında kullanılan parametreler, incelemeye ayrılan süre ve araştırılan patolojiye spesifik geliştirilmiş protokollerin düzenlenmesi tetkikten beklenen verimin alınabilmesinde etkili faktörlerdir. Cihaz parkının yanında uygulayıcı teknisyenlerin ve radyologların uzmanlıkları bu noktada fark yaratmaktadır. 


Resim-3-1024x620px.jpg
 

MR Cihaz parkı

Siemens Skyra 3T (2011)
Siemens Avanto 1.5T (2011)
Siemen Vida 3T (2020)
 
Her üç sistem ile konvansiyonel MR görüntülemenin yanında MR spektroskopi, fonksiyonel MR, MR traktografi,  kardiak MR, multiparametrik prostat MR ve tüm vücut MR görüntüleme gibi ileri MR uygulamaları yüksek kalitede yapılabilmektedir. Özellikle 3T sistemlerde tercih edilen yüksek manyetik alan ve gradient gücü sayesinde incelemeler daha hızlı ve yüksek tanısal değerde gerçekleştirilebilmektedir. Özellikle prostat ve meme tümörlerinde, tedavi görmüş beyin tümörlerinde ve kas iskelet sistemin patolojilerinde fark yaratmaktadır. 

Resim-4-1024x620px.jpg
 
Yetmiş santimetre genişliğindeki magnet açıklığı ve 225 kg taşıma kapasitesindeki hasta yatağı, vücut kitle endeksi yüksek hastalarımızın sorunsuzca incelenmesine olanak sağlamaktadır. Bu sayede elde edilen geniş alan hissi klostrofobik hastalarımızın inceleme konforunu görüntü kalitesinden ödün vermeksizin artırmaktadır. 

Resim-5-664x716px.jpg


Yeni kullanıma giren Siemens Vida 3T XT sitem biomatrix teknolojiye sahip olup hasta ve radyologlar açısından birçok avantajı beraberinde getirmiştir. Nefes tutamayan hastalarda nefes tutmaksızın karaciğer ve kalp MR incelemesi, 30 dakikanın altında tüm vücut MR incelemesi, kontrast madde kullanılmadan gerçekleştirilen anjiografi incelemeleri ve düşük ses düzeyi hastalar tarafından da hissedilebilen en önemli avantajlardır. 

Resim-6-1024x620.jpg


Günlük ortalama hasta sayımız 40-50 arasında değişmektedir. Bu hastaların üç sisteme dağılması ile her hastaya yeterli süre ayrılabilmekte ve randevu verilmeksizin hastalarımızın ihtiyaçları aynı gün içerisinde karşılanmaktadır. İncelemeye giren her hasta teknisyen ve uzman doktor tarafından inceleme öncesinde değerlendirilmekte ve kliniğine göre kişiye özgü inceleme protokolleri oluşturulmaktadır. Bu sayede şüphelenilen patolojiye spesifik inceleme protokolleri oluşturulurken gereksiz süre uzamaları ve kontrast madde kullanımından da kaçınılmaktadır. Her bir inceleme tamamlanmadan önce mutlaka uzman radyoloğun kontrolünden geçirilir. Böylece yetersiz kalitede inceleme oranı ve buna bağlı inceleme tekrarları minimuma indirilmektedir. Bu yöntem, radyoloğa inceleme ile ilgili ön bilgileri hastalar ve klinisyenleri ile paylaşabilme imkanı sunduğu için tıbbi bakım ve tedaviye başlama süresini asgariye düşürebilmektedir. Radyoloji bölümü olarak dünyadaki en iyi klinik uygulama örneklerden biri olduğumuzu gururla ifade edebiliriz.   
MR görüntüleme alanında fark yaratmayı başardığımız alanlardan örnek vermemiz gerekirse
  • Baş boyun tümörlerinde görüntüleme
  • Prostat görüntüleme
  • Jinekolojik kanserler ve Endometriozis görüntülemesi
  • Kas iskelet sistemi görüntülemesi ve MR artrografi uygulamaları sayılabilir. 

Resim-7.jpg


MR eşliğinde magnet içerisinde meme ve prostat biyopsisi alanında ülkemizde en fazla vaka sayısına sahip merkez konumundayız. Bu sayede tümör dokusu çok erken dönemlerde örneklenip tedavinin başarı şansı anlamlı oranda artırılmaktadır.

Resim-8-1024x620px.jpg


Merkezimiz, genel anestezi altında MR incelemesinde 20 yıllık deneyime sahiptir.  MR uyumlu anestezi cihazı ve monitörlerinin varlığı ileri derecede klostrofobik hastalarda ya da küçük çocuklarda incelemenin anestezi veya sedasyon altında güvenli ve yüksek kalitede yapılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu tip incelemeler, anestezi uzmanının sürekli gözetiminde gerçekleştirilmektedir.
 
 

Bilgisayarlı Tomografi (BT)

 
BT incelemeleri hastaların maruz kaldıkları radyasyon miktarı açısından diğer incelemelerden nispeten daha yüksek bir radyasyon dozuna sebep olmaktadır. BT teknolojisinde ortaya çıkan yenilikler öncelikli olarak bu sorunun çözümüne odaklanmaktadır.  Amerikan Hastanesi Radyoloji Bölümü hasta güvenliğini birinci öncelik olarak kabul eden bir bölüm olarak 2020 yılında, her iki BT cihazını da yenileyerek bu alandaki tüm yenilikleri hastalarının kullanımına sunmuştur. 

Resim-9-1024x620px.jpg


BT cihazları arasında dual source teknolojisi ile ayrıcalıklı bir yere sahip üçüncü jenerasyon Siemens Somatom Force ve konvansiyonel tek kaynaklı 128 sıralı stellar detektör sistemli Siemens Somatom Edge cihazları Kasım 2020 tarihinden itibaren kullanıma girmiştir. 
 
Bilgisayarlı tomografi alanında bu sistemler ile birçok alanda önemli iyileştirmeler sağlamıştır.
 
  • Hızlı ve geniş alan görüntüleme: 66 milisaniyelik temporal rezolusyon ve saniyede 74 cm’lik bir alanın taranabilmesi BT alanında en üst değerler olarak kabul edilmektedir. Bu sayede tek kalp atımında koroner arterlerin tamamı ile birlikte tüm göğüs ve karın boşluğu görüntülenebilmektedir.
 
  • Düşük radyasyon dozu: Yüksek hız ve geniş tarama alanı daha önceden ulaşamadığımız düşük doz seviyelerine ulaşmamızı olanaklı kıldı. Daha önceleri koroner BT anjiografiler için ultra düşük doz hedefi olarak kabul edilen 1 mSv düzeylerinin beşte biri düzeyinde dozlar ile yüksek kalitede incelemeler yapılabilmektedir. 

Resim-10-664x716px.jpg
 
  • Kabul edilebilir dozlarda organ perfüzyon çalışmaları: Kalbi besleyen koroner arterler ya da beyin, karaciğer, böbrek gibi diğer organları besleyen atar damarlardaki darlıkların ilgili organın beslenmesini bozup bozmadığını anlamak, bir başka deyişle BT anjiyografi tetkikleri ile saptanan damar patolojilerin anlamlı olup olmadığının saptanabilmesi çoğu zaman tedavi kararını etkileyecek düzeyde hayati bir öneme sahiptir. Damarların görüntülenmesi ile birlikte bu bilgiye sahip olmanın yolu BT perfüzyon çalışmaları ile mümkündür. İlgili organın kontrast madde verilmesini takiben birçok kez taranmasını gerektiren bu yöntem doğal olarak yüksek dozda radyasyona maruz kalmayı gerektiriyordu. Amerikan Hastanesi’nin sahip olduğu güncel teknoloji sayesinde bu handikap büyük oranda aşılmıştır.

Resim-11-664x716px.jpg
 
  • Düşük KV görüntüleme: Yüksek akım gücüne sahip Vectron tüp sayesinde düşük enerjili X-ışın fotonları kullanarak kontrast madde dozunda yüzde 40’a kadar azalma sağlanabiliyor. Böbrek yetmezliği olan hastalarda kontrast madde kullanımına bağlı zararlı etkiler minimize edilebilmektedir.
 
  • Yüksek rezolusyon (Çözünürlük): Yeni sistemlerimizde olan 1024x1024 matriste görüntü oluşturabilme özelliği sayesinde dört kata varan çözünürlük artışı sağlayarak patolojilerin saptanma ve natürlerinin anlaşılabilmesi alanında önemli ilerleme kaydedilmiştir.
 
  • İki farklı kaynak ve detektör sistemine sahip olan sistemimiz (Siemens Somatom Force) ile gerçek dual enerji uygulamaları gerçekleştirebilmekteyiz. Bu yöntem ile tek bir taramadan hem kontrastlı hem kontrastsız görüntüleri oluşturabilmemize olanak sağlayarak hastalarımızın aldığı radyasyon dozunu yarıya düşürmemize olanak sağlamıştır. Diğer dual enerji uygulamalarına örnek vermemiz gerekirse
 
  • Böbrek taşlarının kimyasal kompozisyonlarının belirlenmesi,
  • Gut hastalarında eklemlerde biriken kristallerin analizi
  • Akciğer embolilerinde doku perfüzyon çalışmaları
  • Yoğun damar kireçlenmelerinde damar lümenini daha iyi değerlendirebilmek için duvardaki kireç görüntüsü ile lümendeki kontrast maddenin ayırılması

Resim-12-664x716px.jpg


Resim-13-664x716px.jpg

Resim-14-1024x620px-(1).jpg
 

Dijital Mamografi


Günümüzde her sekiz kadından birinde meme kanseri görülmektedir. Ancak son yıllardaki gelişmeler sayesinde meme kanserinde ölüm oranının azaldığı ve beklenen yaşam süresinin uzadığı saptanmıştır. Teknolojik gelişmelerle sağlanabilen erken tanı, meme kanserine karşı en önemli mücadele yöntemidir. Erken tanı için temel adımlar düzenli yapılan muayene ve mamografi kontrolüdür.
 
Dijital mamografi ile memede farklı yoğunluktaki dokuların ayırt edilmesi sayesinde, erken evre meme kanseri bulgularından olan kireçlenme odaklarının veya küçük nodüllerin kolaylıkla görüntülenmesi sağlanır. Dijital mamografi cihazı, memenin sıkıştırılma şiddetini meme dokusuna göre ayarlar ve sıkıştırmayı ideal düzeydeyken otomatik olarak durdurur. Bu da hastanın daha az ağrı duymasını sağlar.
 
Elde edilen görüntüler dijital ortamda çok yüksek çözünürlüklü büyük monitörlere gönderilmektedir. Böylece dijital görüntüler üzerinde daha detaylı inceleme yapılabilmektedir. Mamografi tetkiki sonrası gereken olgularda, tomosentez tekniği ile memenin kesitsel görüntülemesi yapılarak şüpheli lezyonlar açıklığa kavuşturulmaktadır.
 
Resim-15-664x716px.jpg

Mamografi sonucunda görüntülenebilen meme kanserinin erken bulgusu olabilecek şüpheli kireçlenme odakları mamografi cihazı eşliğinde özel bir yöntemle (stereotaksi) işaretlenebilmekte ve bu alanlar cerrahi olarak çıkartılmaktadır. Tespit edilen şüpheli lezyonlara, ultrasonografi eşliğinde konvansiyonel iğne biyopsileri ya da daha fazla dokunun alınabilmesine olanak sağlayan vakum biyopsi yöntemleri uygulanabilmektedir. Bölümümüzde bulunan prone masa sayesinde hastalarımız bu işlemler uygulanırken yüz üstü yatarak daha konforlu bir süreç yaşamaktadır.
 
 

Dijital Radyografi (DR)

 
DR sistemleri iş akışını hızlandıran, gereksiz film tekrarlarını önleyen, böylece alınan X ışını dozunu önemli ölçüde azaltan sistemlerdir. Hastadan alınan görüntüler hızlı bir şekilde değerlendirme noktalarına gönderilebilir ve görüntülerin saklanması daha kolay ve etkindir. Dijital radyografide iş akış hızı normal röntgen odalarına göre üç kat artmaktadır. Bu teknik tanıda etkinliği artıran bir yöntemdir. Bölümümüz 2020 yılında donanımına iki sabit, iki adet de portable dijital röntgen cihazı ekleyerek, radyolojinin en eski yöntemi olan direk röntgen tetkiklerinde de güncel teknoloji yakalanmıştır.

Resim-16-664x716px.jpg
 

Ultrasonografi (US)

 
US tetkiki ile vücudun değişik bölgeleri ses dalgaları kullanılarak görüntülenmektedir. Bu yöntemin en önemli avantajları zararlı etkisinin bulunmaması, ucuz ve kolay bir şekilde uygulanabilmesidir. Batın içi organlar, tiroit bezi, meme dokusu ve diğer yumuşak dokular, bebeklerde kalça eklemi gelişimi, gebelik değerlendirmesi ultrasonografinin üstün olduğu ve yaygın olarak kullanıldığı alanlardır.

Ancak vücut-kitle endeksi yüksek hastalarda ses dalgalarının penetrasyon miktarındaki azalmaya bağlı olarak görüntü kalitesinde kayıplar yaşanması kaçınılmazdı. Son yıllarda bu alandaki iyileştirmeleri yakından takip edilerek, US cihazlarımız en avantajlı modellerle yenilendi. General Elektrik Logic E serisi cihazları (E9&E10) tüm opsiyonları ile birlikte satın alarak, hizmete sunuldu. Covid 19 pandemisi nedeni ile artan evde bakım ihtiyacını karşılamak üzere yüksek kalitede incelemelere olanak veren taşınabilir US sistemleri satın alınarak yaşlı ve evde bakımı zorunlu hastalarımızın bu ihtiyaçları karşılandı. 

Resim-17-1024x620px.jpg


Yeni nesil US cihazlarımız sayesinde hastalarımızın hizmetine sunduğumuz yeniliklerden bazıları şöyle;
  • Obez hastalarda derin dokularda dahi yüksek kalitede görüntü
  • Yüksek frekanslı problar ile meme dokusunun detaylı değerlendirilebilmesi
  • Yapay zeka uygulamaları
  • Dokuların sertlik derecesini ölçen elastografi uygulamaları
  • MR-US füzyon görüntüleme sayesinde US ile görülemeyen lezyonlarda biyopsi yapılabilmesi. 

Resim-17A-1024x620px.jpg

Resim-17B-1024x620px.jpg

Girişimsel Radyoloji



Radyolojinin tanısal fonksiyonu yanında tedavi edici hizmetlerin de verildiği bölüm girişimsel radyolojidir. Radyoloji disiplininin bir alt dalı olan bu bölümde bazı hastalıkların tedavisinde ve tanısında çeşitli görüntüleme yöntemleri rehberliğinde minimal invaziv girişimler uygulanır. Özellikle cerrahi dallarla birlikte çalışarak karşılaşılan birçok sorunun çözümünde anahtar rolündedir.

Resim-18-1024x620px.jpg

Girişimsel radyolojik işlemler anestezi süresini azaltan veya anestezi ihtiyacını ortadan kaldıran, ciltte kesi yapmadan veya çok küçük kesi ile işlemin tamamlanabildiği yöntemlerdir.

Bazıları son derece yüksek riskli bu yöntemlerin güvenli bir şekilde uygulanabilmesi için deneyimli insan kaynağı kuşkusuz çok önemlidir. Ancak hekimlere uğraştıkları patolojiyi daha iyi anlamalarını sağlayacak yüksek görüntü kalitesi ve kullanım kolaylığı sağlayan sistemler de hayati değer taşır.

Nörovasküler girişimsel radyolojide eş zamanlı olarak iki farklı planda görüntü elde edilebilmesine olanak veren Philips Alura Biplane ve gerektiğinde açık cerrahiye geçilebilmesine olanak sağlayacak şekilde dizayn edilmiş robotik kollu Siemens Artis Zego hibrid sitemler kullanımdadır. Ayrıca nonvasküler işlemlerde kullanılan 3 adet Siemens Juniper US cihazı, intra-operatif ve laparaskopik proba sahip BK medical portable US cihazları yardımı ile aşağıda yer alan ana başlıkların tamamı Amerikan Hastanesi’nde uygulanmaktadır. 

Resim-20-664x716px.jpg

Resim-20-1024x620px.jpg

Resim-21-664x716px.jpg

Resim-22-664x716px.jpg
 
  • Biyopsiler: Her türlü doku ve organdan görüntüleme eşliğinde anormallik sergileyen alanlardan en düşük riskle doku örnekleri elde edilmesi
  • Spesifik organ kan örneklemesi: Kompleks endokrin hastalıkların çözümünde böbrek üstü bezi ya da hipofiz bezinin toplardamar sistemi içene girilerek kan örneklerinin elde edilmesi
  • Drenaj işlemleri: Karın ve göğüs boşluğunda biriken sıvıların ya da apselerin boşaltılması ya da idrar veya safra yollarında ortaya çıkan tıkanıklıklar sonucu ortaya çıkan idrar ve safra akışını düzeltmeye yönelik gerçekleştirilen kalıcı ya da geçici drenaj teknikleri
  • Revaskülarizasyon işlemleri
    • Anjioplasti ve stent uygulaması: Boyun ve beyin damarları, böbrek ve bacak damarları darlık ve tıkanıklıklarının balon ve stent yardımlı açılarak organların kan akımının artırılmasına yönelik teknikler
    • Kaplı stentler kullanılarak aorta gibi büyük damar anevrizmalarının endovasküler yolla tedavisi.
    • Akut ven trombozlarında aspirasyon ve rekanalizasyon
    • Akut inme tedavisi
  • Embolizasyon işlemleri:
    • Basit yöntemlerle durdurulamayan kanamalarda kanayan damarın bulunarak tıkanması
    • Damardan zengin tümörlerde cerrahi öncesinde tümör damarlarının tıkanması.
    • Karaciğer tümörlerinde kemoterapi ajanları emdirilmiş partiküller (TAKE) ya da radyoaktif partiküller (TARE) kullanılarak hastalığın kontrol altına alınması   
    • Beyin atar damarlarında oluşan anevrizmaların ya da arteriovenöz malformasyon ismi verilen damar yumaklarının endovasküler yolla kapatılması
  • Ablasyon teknikleri: İyi ya da kötü huylu tümörlerin radyo frekans, mikro dalga ya da lazer gibi değişik enerjiler kullanarak yakılması ya da cryoablasyon adı verilen teknikle dondurulması yolu ile ortadan kaldırılması