MEMENİN RADYOLOJİK TESTLERİ
Digital Mamografi Nedir?
Mamografi meme kanseri tanı ve taramasında kullanılan temel görüntüleme yöntemidir. Mamografi memenin detaylı görüntüsünün düşük dozlu X ışını yardımıyla film üzerine alınmasıdır yani memenin bir nevi röntgen filmidir. Bu filme bakarak memenin içinde normal olmayan bir görünüm olup olmadığı değerlendirilir. Filmin çekilebilmesi için teknisyen memeyi iki plak arasında sıkıştırır. Sanılanın aksine, bu işlem eski nesil cihazlarla kıyaslandığında çok fazla ağrıya neden olmaz.
Tomosentez (Üç Boyutlu Mamografi) Nedir?
Dijital mamografide yeni bir teknoloji olan tomosentez meme dokusunun 3 boyutlu olarak değerlendirilmesini sağlayan mamografi tekniğidir. Memenin her bölgesi farklı açılardan görüntülenerek dokuların üst üste gelmesinden kaynaklanan değerlendirme problemlerini çözer. Çekim sırasında cihaz memenin üzerinde hareket eder ve kesitler halinde görüntü oluşturur. Bu teknik sayesinde tümörler henüz başlangıç aşamasındayken saptanabilir.
Nasıl Tanı Konulur?
Meme kanseri teşhisini iki grup hastada değerlendiririz. Bir kısım hasta hiçbir şikâyeti olmadan yıllık kanser taramasını yaptıran, bu esnada şüpheli bulgularla karşılaşılan hastalardır. Bu grup gerçek erken teşhis şansını yakalar. İkinci grup ise bir şikâyet gelişmesi üzerine doktora başvuran ve gerekli tetkikleri yapılan hastalardır.
Polikliniğimize başvuran hastanın şikâyeti, özgeçmişi, soygeçmişi sorgulanarak meme kanseri risk analizi yapılır. Meme muayenesini tamamladıktan sonra yaşına uygun gerekli film tetkikleri istenir.
Üç Boyutlu Mamografinin Üstünlükleri Şunlardır:
- İki boyutlu mamografide zor saptanan ya da saptanmayan tümörlerin erken tanısı,
- Normal dışı dokunun boyutunun, şeklinin ve yerinin tam olarak saptanması,
- Bazı meme kanserlerinin erken dönem bulgusu olan mikrokalsifikasyonların (küçük kireç odakları) saptanmasında üstünlük sağlaması,
- Meme kanseri olgularının kimilerinde görülen birden fazla tümörün teşhis edilebilmesi,
- Çekim sırasında memenin fazla sıkıştırılmasına gerek duyulmamasıdır.
Hangi Sıklıkla Mamografi Çektirmeliyim?
Her kadının 40 yaşından itibaren yılda bir kez tarama mamografisi çektirmesi önerilmektedir. 40 yaşın altında memenin yapısı süt bezlerinden yoğun olduğu için mamografi filmi bize yeterli bilgi veremez. Yıllar içinde memedeki yağ dokusu arttığından, mamografinin olası kitleleri ve kireçlenmeleri gösterme gücü artar. Özel durumlarda 40 yaşından önce de mamografi çekilmektedir.
Mamografi Kansere Neden Olur mu?
Mamografi sırasında kullanılan ışının gücü çok azdır. Yolcu uçağıyla Avrupa’dan Amerika’ya uçtuğunuzda maruz kaldığınız radyasyon miktarı bir mamografiyle alınan ışın miktarına benzerdir. Mamografi, meme kanserinden ölümleri azalttığı çalışmalarla gösterilen değerli bir görüntüleme yöntemidir.
Memenin Görüntülenmesinde Ultrasonografinin Yeri Nedir?
Meme hastalıklarının tanısında mamografiyi tamamlayıcı en önemli görüntüleme yöntemi meme ultrasonografisidir. Ultrasonografi, belli frekanslarda ses dalgalarını kullanarak görüntü elde edilen bir yöntemdir ve radyasyon vermez. Memedeki kitlelerin yapısal özelliklerini tanımlar. Ultrasonografi hem kontrol (tarama) hem de tanısal amaçlı kullanılmaktadır.
Meme ultrasonografisi 40 yaş öncesi genç kadınlarda, hamilelik ve emzirme dönemlerinde meme hastalıklarında temel tanı yöntemidir.
Özellikle yoğun meme dokusuna sahip kişilerde mamografi ve ultrasonografi birlikte kullanıldığında tanı duyarlılığı belirgin olarak artmaktadır.
Memenin Manyetik Rezonans Görüntüleme (Mr) İle Değerlendirilmesi
Memenin Manyetik Rezonans’la (MR - Emar) görüntülemesi ileri tetkik amacıyla mamografi ve ultrasonografinin yetersiz kaldığı bazı durumlarda ek görüntüleme yöntemi olarak kullanılmaktadır. Damar yoluyla ilaç verilerek çekilir.
MR, ailede meme kanseri olan yüksek riskli kişilerin kontrolünde ve meme protezi bulunan kadınlarda protezin ve meme dokusunun değerlendirilmesinde de kullanılır.
MR tetkiki kimi durumlarda memede muayeneyle mamografik olarak saptanamayan lezyonları saptayabilir. MR âdet gören kadınlarda âdetin 7-10. günlerinde çekilir.
Memede Kalın İğne Biyopsisi
Biyopsi yapılacak bölgeye lokal anestezi yapılır.
Ultrasonografi eşliğinde hedeflenen kitleye en az iki kez ateşleme yapılarak otomatik biyopsi tabancasıyla doku örneği alınır. Alınan örnek incelenmek üzere patoloji laboratuvarına gönderilir.
Meme Biyopsisi Nasıl Yapılır?
Meme muayenesi ve filmlerde şüpheli bir kitle ya da değişiklik saptandığında doktorunuz riske göre ya yakın aralıklı takip ya da meme biyopsisi önerebilir. Meme kanserinin kesin tanısı ancak memeden alınan bir dokunun incelenmesiyle gerçekleştirilir. İncelemek için doku örneği alınmasına “biyopsi” denilir.
Memede en sık kullanılan biyopsi “truecut” (trukat), “kor” ya da “kalın iğne biyopsisi” de denilen yöntemdir. Poliklinik şartlarında, lokal (kısmi, bölgesel) anestezi altında otomatik bir biyopsi tabancasıyla kısa sürede yapılan, takiben hastanın yürüyerek gidebileceği, günlük aktivitelerine devam edeceği bir işlemdir.
Doktorunuz bazen koltuk altı lenf bezi biyopsisi isteyebilir. Bu durumda sıklıkla “ince iğne aspirasyon biyopsisi” (iğne biyopsisi) kullanılır. İşlem kolumuzdan kan almak için kullanılan iğnelerin bir benzeriyle yapılır.
Mamografide mikrokalsifikasyon da denilen şüpheli kireçlenmeler görüldüğünde ise “vakum biyopsisi” denilen farklı bir biyopsi yöntemi kullanılır. Özel bir cihaz ve donanım gerektirir. Yüzüstü yatar pozisyondayken mamografi görüntüsü alınır ve lokal anestezi altında şüpheli alandaki kireçlenmeler vakumlu bir biyopsi tabancasıyla çekilir. Aslında kalın iğne biyopsisinin farklı bir sistemle yapılmasıdır.
Tüm bunlarla istenilen sonuç alınamazsa ya da bazen şüpheli oluşum yerleşiminden dolayı veya teknik nedenlerle iğne biyopsisine uygun değilse “cerrahi biyopsi” yapılır. Cerrahi biyopsi lokal ya da genel anestezi altında yapılabilir. Elle hissedilemeyen kitleler ve mikrokalsifikasyon denilen küçük kireçlenme alanları olduğunda “telle işaretleme” kılavuzluğunda biyopsi yapılır. Ameliyattan önce radyoloji bölümünde lokal anestezi altında hedeflenen lezyona ince bir iğne/tel yerleştirilir. Daha sonra ameliyathanede genel anestezi altında telin ucu hedeflenerek şüpheli alan cerrahi olarak çıkartılır ve yara dikilerek tekrar kapatılır.
Meme biyopsisinde alınan dokular patolojik incelemeye gönderilir.
Patolojik İnceleme / Patoloji Raporu Nedir?
Biyopsi sırasında alınan dokular laboratuvarda, patolog dediğimiz uzman doktorlar tarafından özel işlem ve boyamalar sonrasında mikroskop altında incelenir. Sonunda bir tanı konulur ve rapor hazırlanır. Meme kanseri kendi içinde birbirinden çok farklı şekillerde davranan ve tedavileri de farklı olabilen değişik tiplerde olabilir.
İlk tanı 2-3 günde sonuçlanırken, detaylı inceleme (immünohistokimyasal boyamalar) bir haftaya kadar sürebilir.
Genellikle iğne biyopsisiyle kanser tanısı konulduğunda hastalık erken evrede ise detaylı incelemenin ameliyat sonunda, tümörün tamamı çıkartıldığında yapılmasını isteriz. Eğer hastalık daha ileri evrelerde ise ve ameliyattan önce ilaç tedavisi planlanacaksa, detaylı incelemeyi bu biyopsiyle alınan parçada yaparız.