VON WİLLEBRAND HASTALIĞI

Von Willebrand hastalığı kan pıhtılaşması sürecinde meydana gelen anormallikler sonucu oluşan kanama bozukluğudur. Pıhtılaşma için gerekli ve önemli bir protein olan Von Willebrand faktörü (vWD) anormal yapıda olduğunda veya düşük seviyelerde bulunduğunda pıhtılaşma sekteye uğrayabilir. Von Willebrand hastalığına sahip bireylerde travma veya yaralanma sonrası gelişen kanama uzun sürebilir, pıhtılaşma gecikebilir. Bu durum daha fazla kan kaybına ve hayati tehlikeye sebebiyet verebilir.

vWD hastalığı ebeveynlerden birinden veya her ikisinden kaynaklı olabilir. Çoğunlukla kalıtsal olarak taşınan vWD hastalığı nadiren sonradan da gelişebilir. Altta yatan tıbbi soruna bağlı olarak sonradan gelişen vakalar “edinilmiş Von Willebrand hastalığı” olarak tanımlanır. vWD hastalığı ile doğan bebeklerde hafif semptomlar görüldüğünden yetişkinliğe kadar teşhis edilemeyebilir. Von Willebrand tablosu ömür boyu sürer ve uzun bir süre boyunca semptom göstermeyebilir. Hastalığın kesin bir tedavi yöntemi yoktur ancak birtakım tedavi yöntemleri ile bireyler yaşamına aktif bir şekilde devam edebilir.
 

Von Willebrand Hastalığı Nedir?

Von Willebrand hastalığı (vWD) kanın normal pıhtılaşma sürecinin bozulmasıyle karakterize genetik bir sağlık sorunudur. Kanın pıhtılaşmasını sağlayan birçok bileşik ve protein bulunur. Pıhtılaşmaya yardımcı bu proteinlerden biri de “Willebrand faktörü (vWF)” olarak bilinir. Sağlıklı bir bireyde yaralanma sırasında kanda bulunan vWF trombosit hücrelerine bağlanır. Von Willebrand faktörü trombositlerin birbirine yapışarak yaralanma bölgesinde bir arada durmasını sağlar. Bu sayede yaralanma bölgesinde pıhtı oluşumuyla birlikte kanama durdurulabilir.

Von Willebrand hastalığından etkilenen bireylerin kanında yetersiz seviyede vWD bulunabilir. Bunun yanı sıra vWD proteinleri olması gerektiği gibi görevini yerine getiremeyebilir. Her iki durumda da pıhtı oluşumu gecikebilir, yanlış şekilde oluşabilir ve kanamanın durması uzun sürebilir. Hemofiliye benzer seyir gösterebilir ancak genellikle daha az yaygın görülür. Nadiren durdurulamayan kanama iç organlara veya eklemlere sızabilir ve hayati tehlikeye yol açabilir.
 

Von Willebrand Hastalığı Çeşitleri Nelerdir?

Von Willebrand, hastalığın şiddetine ve kalıtsal özelliklerine göre üç tipe ayrılır:

  • Tip 1: En yaygın görülen tiptir ve vakaların yaklaşık %60-85’ini oluşturur. Vücutta vWD`nin yeterince üretilememesi veya kandan hızlı bir şekilde uzaklaştırılması, diğer bir pıhtılaşma faktörü olan faktör VIII’in yetersizliği nedeniyle oluşabilir. Genellikle semptomlar hafif veya orta şiddette görülebilir.
  • Tip 2: vWD faktörü yeterli miktarda üretilmesine karşın olması gerektiği gibi faaliyet gösteremez. Semptomlar tip 1’e kıyasla daha şiddetli olabilir. 2A, 2B, 2M ve 2N olmak üzere 4 alt türe ayrılır.
  • Tip 3: Nadir görülen ve en şiddetli semptomlara sahip formdur. vWD ve faktör VIII çok az bulunduğundan veya hiç olmadığından ciddi kanamalar meydana gelebilir. Genellikle yaşamın erken evrelerinde teşhis edilebilir çünkü neredeyse hiç vWD üretimi görülmez.

Ek olarak bazı sağlık sorunlarının yol açtığı vWD işlev bozukluğu veya yetersizliği edinilmiş Von Willebrand hastalığını tetikleyebilir. Non-Hodgkin lenfoma, hipotiroidizm, sistemik lupus, aort darlığı, multipl miyelom ve kronik miyeloid lösemi gibi sağlık sorunları bu kategori içinde yer alabilir.
 

Von Willebrand Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

vWD faktörü pıhtılaşmada rol alan önemli bir glikoproteindir. Kanama başladığında kandaki trombositlerin birbirine yapışmasına ve damar bileşenlerine yapışmasına yardımcı olur. Bunun yanı sıra faktör VIII seviyelerinin korunmasında görev alabilir. Vakaların çoğu mutasyona uğramış genlerin aktarımı sonucu ortaya çıkar. Ebeveynlerden gelen hatalı gen çocuklarda vWD gelişmesine yol açar. Hatalı genler bir veya her iki ebeveynden de gelmiş olabilir. Bu nedenle mutasyona uğramış gene sahip bireylerin bu geni çocuklarına aktarma olasılığı %50`dir.

Hatalı genler vücutta vWD faktörünün düşük seviyelerde üretilmesine veya düzgün çalışmamasına neden olabilir. Bu durumda kan hücreleri olan trombositler birbirine bağlanamaz ve damar duvarına yapışamaz. Trombositler başarılı bir şekilde pıhtı oluşturamaz ve kanamanın durması zaman alabilir. Hemofilide önemli rol oynayan faktör VIII, Von Willebrand hastalarında da düşük seviyelerdedir. Nadiren vWD, genetik olmayan şekillerde gelişim gösterebilir. Edinilmiş vWD altta yatan ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkili olabilir. Sıklıkla miyeloprolifertaif hastalıklar, Wilms tümörü, mide ve akciğer kanseri, multipl miyelom, lenfoma, otoimmün hemolitik anemi, kronik lenfositik lösemi ve Felty sendromu bu sağlık sorunları arasındadır.
 

Von Willebrand Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Von Willebrand hastalığı en belirgin ve yaygın belirtisi anormal kanamalardır. Bunun haricinde sıklıkla semptom göstermez veya hafif belirtilere sahiptir. Hastalığın tipine ve şiddetine göre belirti ve semptomlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. En yaygın görülen belirtiler arasında şunlar yer alabilir:

  • Burun kanaması: Kendiliğinden başlayan, kanamalardır.
  • Morarmalar: Yaralanma olmadan veya hafif travmalar sonrası şişmiş ve yumru şeklinde görülen morarmalardır.
  • Anormal kesik kanaması: Kesik ve benzeri yaralanmalarda uzun süren kanamalardır.
  • Ağır adet kanamaları: Her 1 veya 2 saatte bir ped/tampon değiştirmeyi gerektiren, 7 günden uzun süren ve büyük boyutlarda kan pıhtıları görülen adet kanamalarıdır.
  • Cerrahi veya operasyon kanamaları: Ameliyatlar, diş muayeneleri, doğum ve düşükten sonra görülen ağır kanamalardır. Kanamanın durması saatler sürebilir ve bir süre sonra tekrar başlayabilir.
  • Dışkıda kan görülmesi: Mide ve bağırsak kanamaları nedeniyle görülebilir.
  • İdrarda kan görülmesi: Böbrek ve mesane kanamaları nedeniyle görülebilir.

İç organlarda ve eklemlerde kanama, demir eksikliği anemisi daha az yaygın olarak vWD belirtileri arasında bulunabilir.
 

Von Willebrand Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

vWD teşhisi belirti ve semptomların incelendiği fizik muayene, kalıtsal geçişin var olup olmadığının değerlendirildiği aile öyküsü ve laboratuvar testleri yardımıyla sağlanabilir. Ayrıca kişilerin ilaç ve cerrahi geçmişi göz önünde bulundurulur. vWD teşhisi sırasında kullanılan testler başlıca şunlardır:

  • Tam kan sayımı: Kan dolaşımında bulunan eritrosit (kırmızı kan hücreleri), lökosit (beyaz kan hücreleri) ve trombosit vb. değerler ölçülür.
  • Faktör VIII aktivitesi: Faktör VIII`in anormal seviyede olup olmadığını gösterir.
  • Von Willebrand faktör antijeni: Kandaki vWF protein seviyelerini ölçer.
  • Von Willebrand faktör aktivitesi: Faktörün fizyolojik işlevinin ölçüldüğü analizdir. Ristosetin kofaktör aktivitesi ile ölçülür.
  • Von Willebrand faktörü multimerleri: vWD protein komplekslerini ve moleküllerinin parçalanmasını değerlendiren testtir.
  • Trombosit agregasyon testleri: Trombositlerin kan pıhtılaşmasındaki fonksiyonları ölçülür.
  • PT (Protrombin zamanı) ve APTT: Pıhtılaşmaya yardımcı faktörlerin analizini sağlar.
  • Fibrinojen testi: Pıhtılaşmada etkinlik gösteren fibrinojen proteini değerlerini ölçer.
 

Von Willebrand Hastalığının Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

vWD tipi ve kanama şiddetine göre tedavi planı oluşturulur. Von Willebrand hastalığının henüz kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte hastalığın seyrini hafifleten uygulamalar mevcuttur. Tedavi yöntemleri genellikle şu yöntemleri kapsayabilir:

  • Desmopressin: Kanda vWD faktörü seviyelerini arttırmayı amaçlayan en yaygın tedavi türüdür. Burun spreyi veya enjeksiyon şeklinde uygulanabilir. Çoğunlukla Tip 1 gibi hafif formlar için kullanılır.
  • Faktör replasman/infüzyon tedavisi: Şiddetli vWD formları varlığında veya desmopressin tedavisine yanıt vermeyen bireylere uygulanır. Kan damarlarından vWD faktör infüzyonunu içeren tedavi şeklidir.
  • Antifibrinolitik ilaçlar: Kanama sırasında oluşturulan pıhtıların parçalanmasını yavaşlatan veya engelleyen ilaç grubudur. Kan damarlarında enjekte edilebilir veya oral yolla alınabilir.