Menopoz Kliniği Nedir?
Menopoz süreci yumurtalıklarda gelişen fonksiyon kaybına bağlı hormon düzeylerinin düştüğü ve bununla birlikte fiziksel ve ruhsal pek çok değişikliğin görüldüğü bir dönemdir. Kadınların menopozal geçiş sürecinde ve sonrasında yaşadıkları tüm bu değişimler sebebiyle Kadın Hastalıkları ve Doğum hekiminin yanında başka disiplinlerin takibine ve önerilerine ihtiyacı olmaktadır. Östrojen düzeylerindeki düşme sonrası artan kalp hastalıkları riski ve hormon kullanımının getirebileceği riskler açısından
Kardiyoloji, süreçteki taramaların (özellikle meme ve kemik yoğunluğu gibi..) devamı için
Radyoloji, yavaşlayan metabolizma hızı, kilo kontrolünün zorlaşması, menopoz beraberinde eşlik eden Hipertansiyon Diyabet gibi medikal hastalıkların risklerinden kaçınmak, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve danışmanlık verilebilmesi için
Beslenme ve Diyet uzmanlıkları her hasta için gerekmektedir.
Kişinin bireysel ihtiyaçlarına göre ruhsal değişiklikler ve geçmiş psikososyal yüklerin de birlikteliğinde süreci daha iyi yönetebilmek adına
Ruh sağlığı ve Hastalıkları, Metabolik süreçlerdeki değişiklikler sebebiyle
Endokrinoloji, Kemik kitlesinde kayıp kas eklem problemleri nedeniyle
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Cilt değişiklikleri sebebiyle
Dermatoloji gibi diğer uzmanlık dallarına ihtiyaç duyulabilmektedir.
Menopoz Kliniğimiz hastalarımıza çok yönlü danışmanlık sağlayabilmek ve tüm bu alanlarda ihtiyaçlarına yönelik desteği sağlayabilmek adına multidisipliner çalışmayı benimsemektedir.
Menopoz Nedir? Menopoz Kaç Yaşında Başlar?
Menopoz adet görmenin sona ermesi demektir. Bir kişinin kesin olarak menopozda olduğunu tanımlamak için son adetinin üzerinden 1 yıl geçmiş olması gerekmektedir. Bir kadının 45-55 yaşları arasında menopoza girmesi normal kabul edilmektedir. Dünya’da menopoz yaş ortalaması 51 iken Türkiye de ortalama menopoz yaşının 49’a yaklaştığı bilinmektedir. Ailesel faktörler, beslenme düzeni, fiziksel aktivite, sigara kullanımı, vücut kitle indeksi, eşlik eden tıbbi hastalıklar, geçirilmiş yumurtalık cerrahisi ve radyoterapi, kemoterapi gibi tedaviler menopoza girme yaşını etkilemektedir.
Perimenopoz Nedir, En Sık Görülen Belirtiler Nelerdir?
Hormon seviyelerinde dalgalanmaların olduğu menopoza geçiş sürecidir. Perimenopoz ortalama 2-8 yıl arasında sürebilmektedir.
Menopozal geçiş sürecinde en sın semptom adet düzensizlikleridir. Buna ateş basmaları, gece terlemesi, uyku bozuklukları, mod değişiklikleri, beyin sislenmesi -hafıza problemleri, vajinal kuruluk, libidonun azalması, cinsel ilişkide zorlanma, sık idrara gitme ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları eşlik eder. Bu belirtiler her kadında farklı zamanlarda farklı şiddetlerde görülebilmektedir.
Menopozda uzun dönemde ise kemik kitlesinde kayıp, kırık riskinde artma, kalp hastalıkları açısından risk artışı, bilişsel fonksiyonlarda gerilemeler tabloya eşlik etmektedir.
Erken Menopoz Nedir? Belirtileri Nelerdir?
Erken Menopoz 40-45 yaş döneminde yumurtalıklarda hormon üretiminin bitmesi ile birlikte adet görmenin sona ermesini tanımlamaktadır. 40 yaş altında bu durum geliştiğinde ise erken yumurtalık yetmezliği olarak adlandırılmaktadır. Normal yaş menopozunda görülebilen tüm belirtiler erken menopoz hastalarında da görülebilmektedir. Erken menopoz hastası uygun hormon replasman tedavisi almadığında kemik ve kalp hastalıkları açısından daha yüksek riskli olmaktadır.
Gebe Kalma Riski Perimenopozda Devam Eder mi?
Gebe kalma riskinin artık sıfıra indiğini ifade edebilmemiz için bir kadının son adetinin üzerinden 1 yıl geçmiş olması yani tam olarak menopoz tanısı alması gerekmektedir. Perimenopozal dönemde hormon dalgalanmalarının olduğu süreçte düzenli yumurtlama olmasa da olabilecek 1 yumurtlama ile gebe kalabilme ihtimali devam etmektedir. Bu nedenle geçiş sürecinde olan kadınlarda gebelik istenmiyorsa korunma yöntemleri önerilmektedir.
Menopoz Nasıl Teşhis Edilir?
45 yaş üzerinde menopozal semptomları olan kadınlarda teşhis koymak için hormon tetkiklerinin yapılması önerilmemektedir. Ancak hormonlu spiral varlığı ya da geçirilmiş rahim alınması cerrahisi gibi doğal adetlerin takip edilemediği durumlarda semptomlar açısından şüphede kalınırsa FSH ve Estradiol düzeyleri kontrol edilerek menopoz hakkında fikir sahibi olunabilir. Menopozda FSH düzeyleri yükselirken Estradiol düzeyleri düşer.
45 yaş altında ise semptomların başladığı ve erken menopozdan şüphelenilen durumlarda hormon düzeyleri kontrol edilerek teşhis koyulabilir.
Menopoz Sürecinde Değerlendirme ve Tedavi Basamakları
Menopoz tanısı koyulan hastalarda menopozal semptomlara yönelik değerlendirme ve öykü alınması sonrasında rutin tarama tetkikleri yapılmalıdır.
Taramalarda Kardiyovasküler hastalıklar, Meme, Osteoporoz (kemik erimesi) ve kırık riski, kas gücü ve kitlesi değerlendirilmelidir.
Hastaların her şeyden önce kısa ve uzun dönem sonuçlar hakkında detaylı bilgilendirilmesi gerekmektedir. Menopoz hakkında bilgi sahibi olmak kişilerin sürece uyumunu arttıracak ve sürecin daha sağlıklı yönetilmesine fayda sağlayacaktır.
Geçiş dönemindeki hastalarda gebelikten korunma ihtiyacı olup olmamasına ve belirtilerin durumuna göre bireyselleştirilmiş tedavi planları yapılmalıdır.
Menopozun yönetiminde en önemli basamak yaşam tarzı değişiklikleridir. Yaşam tarzı değişikleri arasında sigara alkol tüketiminin azaltılması, egzersiz ve beslenmenin düzenlenmesi temel kontrol noktalarıdır. Yaşam tarzı değişikliklerinin haricinde yönetimde Hormon Tedavisi ve Hormonal olmayan tedavi seçenekleri mevcuttur.
Menopozda Görülen Sağlık Sorunları Nelerdir?
Klasik semptomları sıcak basması, gece terlemesi gibi vazomotor semptomlar ve genitoüriner semptomlar (vajinal kuruluk, idrar yolu enfeksiyonları, sık idrara gitme) olmasına rağmen, bu dönemde östrojenin kaybıyla ortaya çıkabilecek ya da şiddetlenebilecek sağlık sorunları da vardır. Menopoz, kardiyovasküler, kemik ve bilişsel sağlık dahil olmak üzere kadınlarda bulaşıcı olmayan hastalıklara katkıda bulunan önemli bir faktördür. En sık görülen sağlık sorunları;
- Kalp damar hastalıkları
- Kemik erimesi, kırık riski
- Bilişsel fonksiyonlarda etkilenme
- Acil tip idrar kaçırma, idrar yolu enfeksiyonları
- Cinsel işlev bozuklukları
- Kilo kontrolünde güçlük
Menopozda Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Menopoz tedavi edilen ve tedavi ile gerileyen bir durum değildir. Ancak menopozun semptomlarını ve beraberinde getirdiği durumları tedavi etmek mümkündür ve bunlar kadının sağlıklı yaş almasını kolaylaştırmaktadır.
2 ana başlıkta incelendiğinde HORMONAL ve HORMONAL OLMAYAN tedavi seçenekleri mevcuttur.
Hormonal Tedaviler:
Sistemik Östrojen +/- Progesteron : Menopozun ateş basmaları, gece terlemeleri gibi vazomotor semptomlarını kontrol etmekte ve kemik erimesine fayda sağlamakta en iyi seçenektir. Sistemik yolla kullanılan östrojende kişinin semptomlarını geçiren en düşük dozda kalmak hedeflenmelidir. Sistemik hormon tedavilerinin 60 yaş altında ve menopoza gireli 10 yıldan daha kısa süre olan kadınlarda daha güvenli olduğu gösterilmiştir.
Rahmi mevcut olan kadınlarda tedaviye mutlaka progesteron eklenmesi gerekmektedir. Bazen perimenopozal dönemde adetlerin düzenlenmesi ve bazı semptomların giderilmesi için tek başına progesteron tedavisi de kullanılabilmektedir.
Vajinal Östrojen: Menopozun genitoüriner sendromu ( vajinal kuruluk, ilişkide ağrı, sık idrar yolu enf.-acil tip idrar kaçırma gibi.) için vajinal yoldan kullanılan östrojenler etkindir.
DHEA- Ospemifen- testosteron gibi alternatif hormonal tedaviler de mevcuttur. Cinsel işlev bozuklukları ve libido eksikliği tedavilerinde hekim kontrolünde gerekli görülen durumlarda kullanılabilmektedir.
Menopozda Hormon Tedavisi Güvenli mi?
Menopozda hormon tedavisinin bazı riskleri arttırabileceği bilinmektedir. Bunlar;
- Kalp hastalıkları - inme
- Meme kanseri
- Endometrium kanseri
- Pıhtılaşma
- Safra kesesi hastalıkları
Ancak riski kadının geçmiş hastalıkları, yaşı, menopoz süresi, kullanılan hormonların tipi, uygulanma yolu gibi faktörlere göre değişmektedir.
Öyküsünde kalp hastalıkları, meme kanseri gibi hastalıkları olmayan 60 yaş altı ve menopoza gireli 10 yıldan daha kısa süre geçmiş olan kadınlarda hormon tedavileri kullanmak daha güvenlidir.
Özellikle biyoeşdeğer hormonların tercih edilmesi, östrojenlerde cilt yolu uygulamalarının tercih edilmesi pek çok riski düşürmekte ve kadının riskten çok daha fazla fayda görmesini sağlamaktadır.
Tedavinin semptomları geçiren en düşük dozlarda alınması, semptomlara yönelik en güvenli uygulama yollarının seçilmesi, sağlıklı yaşam alışkanlıkları benimsenmesi ve düzenli takiplerin yapılması ile riskler azaltılabilir.
Menopoz Döneminde Beslenme Nasıl Olmalıdır?
Beslenme düzeni bu süreçte en çok dikkat edilmesi gereken konulardan biridir.
Su Tüketimi önemlidir. Bol su içmek cildinizi nemli tutar. Toksinleri vücuttan atar, ateş basması ve terlemeyi hafifletir. Kilo kontrolüne yardımcı olur.
Kalp sağlığını korumak için; sağlıklı yağ seçimi, lifli besin tercihleri, kontrollü tuz tüketimi ve sağlıklı kilo yönetimi oldukça önemlidir.
Kemik mineral yoğunluğunun temel yapı taşı olan kalsiyum, menopoz döneminde yeterli miktarda alınmalıdır. Menopoz sonrası kadınlar için günlük kalsiyum gereksinimi yaklaşık 1200 mg civarında önerilmektedir. Süt ve süt ürünleri (yoğurt, peynir, kefir) en bilinen kalsiyum kaynaklarıdır. Ayrıca yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, kara lahana, pazı, brokoli), badem, susam, fındık gibi kuruyemişler, kılçığıyla yenebilen küçük balıklar (sardalya, hamsi) ve kalsiyumla zenginleştirilmiş besinler (ör. bazı bitkisel sütler, tahıl gevrekleri) de önemli kalsiyum kaynaklarıdır. Besinlerle yeterli alım sağlanamadığında doktor kontrolünde kalsiyum takviyesi düşünülebilir.
D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilimi ve kemiklere depo edilmesi için vazgeçilmezdir. Bu nedenle uygun saatlerde güneşe çıkın. Menopoz döneminde D vitamini ihtiyacı artabilir çünkü yaşla birlikte deri tarafından sentezi azalır. Ayrıca D vitamini, kas gücünü ve dengeyi de destekleyerek düşme riskini azaltır. Güneş ışığı D vitamini sentezinin ana kaynağı olsa da menopozdaki birçok kadın için takviye ile D vitamini alımı gerekli olabilir.
Magnezyum minerali, kemik matriksinin yapısında yer alır ve D vitamininin aktif formuna dönüşmesine yardımcı olur. Menopoz döneminde magnezyum eksikliği, kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir. Diyette yeşil yapraklı sebzeler, kurubaklagiller (fasulye, nohut, mercimek), tam tahıllar, kabak çekirdeği, badem, ceviz gibi gıdalar magnezyumdan zengindir. Magnezyum ayrıca kas kramplarını azaltabilir, uyku kalitesine katkı sağlayabilir ve kalp ritmini düzenlemeye yardımcı olabilir. Besinlerle yeterli alım sağlanamadığında doktor kontrolünde magnezyum takviyesi düşünülebilir.
Menopoz semptomlarını hafifletmek için hormon replasman tedavisi dışında, bitkisel östrojenler (fitoöstrojenler) olarak adlandırılan doğal bileşikler ve çeşitli besin takviyeleri de sıkça gündeme gelmektedir. Fitoöstrojenler, bitkilerde bulunan ve yapısal olarak östrojen hormonuna benzeyen maddelerdir; vücutta zayıf östrojenik etkiler göstererek menopoz semptomlarını azaltmaya katkı sağlayabilirler. Soya fasulyesi ve soya ürünleri (tofu, soya sütü, edamame), Keten tohumu, susam gibi tohumlar ve tam tahıllar, nohut, mercimek gibi baklagiller fitoöstrojenlerden zengindir.
Probiyotik açısından zengin gıdalar tüketmek veya gerekirse takviye probiyotik kullanmak, bağırsak sağlığını destekleyerek menopoz sürecine olumlu katkılar sağlayabilir. Sağlıklı bir bağırsak mikrobiyotası, besin emilimini ve sindirimi iyileştirir, kabızlık ve şişkinlik gibi sindirim sorunlarını azaltır. Menopozla birlikte bazı kadınlar irritabl bağırsak sendromu (IBS) benzeri semptomlar yaşayabilir; probiyotiklerin bu semptomları hafifletmede yardımcı olduğu bildirilmiştir.
Menopozla birlikte vücutta oksidatif stres düzeyleri artabilir. Östrojen hormonunun antioksidan kapasitesi olduğu düşünülmektedir; dolayısıyla bu hormon azaldığında hücreler daha fazla serbest radikal hasarına maruz kalabilir. Antioksidan ve polifenol içeriği yüksek besinlerin başında meyve ve sebzeler gelir. Özellikle yaban mersini, çilek, nar, üzüm gibi kırmızı-mor meyveler antosiyanin adlı polifenoller bakımından çok zengindir.
Bitki çaylarına yer verin. Bu ürünlerin besin-ilaç etkileşimi olabileceğinden mutlaka doktor kontrolünde kullanılması önerilmektedir.
Menopoz Döneminde Önerilen Fiziksel Aktivite Nasıldır?
orta şiddette ≥ 150dk/ hafta ya da yoğun şiddet 75 dk/ hafta
- Kas güçlendirme aktiviteleri ≥2 gün/ hafta
Sedanter yaşamdan mümkün olduğunca uzak durmak önerilmektedir.
Menopoz Döneminde Kilo Alınır mı?
Metabolizmada yavaşlama olduğu için kilo alma eğilimi artar. Ancak günlük su tüketimini artırmak, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku bu sürece katkı sağlar. Kilo almak kaçınılmaz bir son değildir.
Menopoz Sonrası Adet Görmek Normal mi?
Menopoz sonrası olan tüm kanamalar önemlidir ve en kısa zamanda bir jinekolog tarafından değerlendirilmelidir. Bu dönemde görülebilecek kanama sebepleri;
- En sık atrofi dediğimiz dokuların hormon uyarı olmaması nedeniyle incelmesi küçülmesi
- Rahim, rahim ağzı, vajina ile ilişkili kanserler
- Endometrial kalınlaşmalar
- Rahimdeki polip, myomlar
- Rahim duvarında enfeksiyon, genital yol travmaları
- Hormon tedavileri kullanımı
- Üriner sistem ve rektum kaynaklı karıştırılan kanamalar
Postmenopozal dönemde kanama sebepleri olabilmektedir.
Kanama kötü huylu bir sebeple olmayabilse de hızlıca hekim tarafından değerlendirilerek şüpheli durumlarda biyopsiler yapılarak olası kanserler ekarte edilmelidir.
Menopozda Ateş Basmaları için Giyinme Önerileri
- Kat kat giyinmek vücut sıcaklığı hızla değişebileceği için ihtiyaç halinde çıkarıp giyinmeyi kolaylaştırır.
- Nefes alan kumaşlar; pamuk –keten- bambu gibi doğal, hava geçiren kumaşlar ateş basmalarını tolere etmeyi kolaylaştırır.
- Sentetik kumaşlardan kaçınılmalıdır.
- Dar kıyafetler yerine gevşek ve rahat kıyafetler tercih edilebilir.
Menopozda Uyku Kalitesi için Öneriler
- Serin ortam (18-20 °C)
- Gerekirse gece için fan veya klima kullanımı
- Pamuklu yatak takımları tercih etmek
- Tek kalın bir yorgan yerine kat kat yorganlama
- Jel dolgulu veya serinletici etkili yastıklar tercih edilebilir.
- İnce pamuklu pijamalar tercih edilmeli
- Yatak odasında telefon, bilgisayar gibi ısı yayan cihazların bulunmaması
- Uyku öncesi sıcak banyo, baharatlı yiyeceklerden kaçınma, kafein/ sigara tüketmemek
Menopozda Stresle Başa Çıkma
- Nefes ve gevşeme egzersizleri
- Düzenli egzersiz (yürüyüş, yoga, pilates...)
- Uyku hijyenine dikkat etme
- Sağlıklı beslenme
- Sosyal destek (aile bireyleri, arkadaşlar, destek grupları ya da sağlık profesyoneli)
- Hobilere zaman ayırmak (sanat, müzik, bahçecilik, kitap okuma, el işi..)
- Farkındalık ve Meditasyon
Menopozda Cilt Sağlığı
- Deri, vücudumuzun en büyük organıdır.
- Menopoz döneminde, hormonal değişikliklerin yanında, yaş almanın da doğal bir sonucu olarak derimizde kuruluk, kaşıntı ve dolayısı ile egzamalara yatkınlık olmaktadır.
- Bunu engellemek için doğru cilt bakım ürünlerinin kullanımı, sık ve kişiye uygun nemlendirici kullanımı en önemli koruyucu uygulamadır.
- Uzun yıllar derimizde biriken güneş hasarının, oksidatif stresin bir sonucu olarak ise özellikle yüzde meydana gelen kollajen kaybı, sarkmalar ve lekeler danışanlarımızın en çok getirdiği konu başlıklarındandır. İhtiyaç halinde dermatoloji hekimlerinden destek alınmalıdır.
Menopozda Cinsel Yaşam Nasıl Etkilenir?
Östrojen seviyesinin düşmesi vajinal kuruluk, ilişki sırasında zorlanma ve ağrı şikayetleri oluşturabilir. Libidoda azalma görülebilir. Uyku problemleri ve mod değişiklikleri de cinsel isteği dolaylı yoldan etkileyebilir. Özgüven ve beden algısı bu dönemde değişebilir.
- Uygun kişilerde sistemik hormon tedavileri bu anlamda fayda sağlar.
- Yine lokal kullanılabilen östrojen ve farklı hormon tedavileri tüm bu sorunları iyileştirmede güvenle kullanılabilen seçeneklerdir.
- Vajinal nemlendiriciler ve kayganlaştırıcılar rahatsızlıkları azaltabilir.
- Lazer tedavisi denenebilir.
Vajinal Kuruluk İçin Neler Yapılabilir?
Menopozda düşen östrojen seviyelerinin sonucunda yaşam kalitesinde düşmeye sebep olan en önemli sorunlardan biri vajinal kuruluktur. Bu cinsel ilişki esnasında ağrı, kanama ve cinsellikten kaçınma gibi durumlara sebep olabilmektedir. Tedavisi için;
- Vajinal nemlendiriciler
- Vajinal kayganlaştırıcılar
- Vajinal östrojen içerikli kremler, fitiller
- Diğer hormonal alternatifler (DHEA, Ospemifen...)
- Vajinal lazer
Menopoz Paneli kapsamında yer alan tetkikleri aşağıdaki tablodan inceleyebilirsiniz. Detaylı bilgi için sağlık danışmanımız ile iletişime geçebilirsiniz.
İletişim: 0216 468 2 555
(30627)
| Menopoz Programı |
|
GENEL MUAYENE
(Kadın Hastalıkları ve Doğum)
|
|
GENEL MUAYENE
(Opsiyonel)
|
|
GENEL MUAYENE
(Opsiyonel)
|
|
DİYET PLANLAMA
|
|
KAROTİD DOPPLER, BİLATERAL
|
|
MAMOGRAFİ, BİLATERAL
|
|
MEME USG, BİLATERAL
|
|
BÖLGESEL KEMİK ÇALIŞMASI
|
|
TREADMILL
|
|
TRANSTORASİK EKOKARDİYOGRAFİ
|
|
HEMOGRAM (TAM KAN SAYIMI)
|
|
GLUKOZ
|
|
GLİKOZİLE HEMOGLOBİN (HBA1C)
|
|
TİROİD STİMÜLAN HORMON (TSH)
|
|
TİROKSİN, SERBEST (ST4)
|
|
ASPARTAT AMİNOTRANSFERAZ (AST)
|
|
ALANİN AMİNOTRANSFERAZ (ALT)
|
|
KALSİYUM (CA)
|
|
MAGNEZYUM
|
|
POTASYUM (K)
|
|
FOSFOR (P), İNORGANİK
|
|
KOLESTEROL, TOTAL
|
|
KOLESTEROL, HDL
|
|
KOLESTEROL, LDL DİREKT
|
|
TRİGLİSERİTLER
|
|
LİPOPROTEİN (A)
|
|
KAN ÜRE AZOTU (BUN)
|
|
KREATİNİN, SERUM
|
|
İDRAR ANALİZİ
|
|
VİTAMİN D (25-HİDROKSİ VİTAMİN D2/D3), TOTAL
|
|
THIN PREP
|